Oğlan annesi olmanın öğrettikleri

Minik bir oğlan annesi bakın oğlundan öğrendiklerini nasıl anlatıyor:

Üç kızdan sonra hayatımıza katılan oğlumuz bana oğlanların ne kadar farklı olduğunu gösterdi. Her şeyden önce, oğlanların annelerine sevgilerini gösterme şekilleri daha farklı. Oğlum tam bir ‘annesinin kuzusu!’. Oğlan annesi olmak bana şunları öğretti:

Günde bir kez banyo oğlan çocukları için yeterli olmayabilir. Nasıl beceriyor bilmiyorum ama oğlum kirlenmek kelimesinin hakkını tam anlamıyla veriyor.

Oğlan çocukları bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjiye sahipler. Her zaman yüzlerinde bir gülücük, son sürat koşuyorlar!

Kızlardan farklı olarak, daha umursamazlar oğlanlar… Mutlu olduğu için bağırmak mı istiyor? Etrafın ne düşündüğü o kadar da önemli değil.

Her şeyi oyuncağa dönüştürebiliyorlar. Buna mutfaktaki tencere tavadan parkta bulduğu sopaya kadar her şey dahil. Oğlumu sürekli bir şeyin altında, bir başka şeyin üstünde, ‘en iyi oyuncağı’ ararken buluyorum.

Sanılanın aksine oğlan çocuklarını giydirmek de çok zevkli.

Oğlan annesi olmak bana müthiş bir enerji ve hayata yepyeni bir bakış açısı kattı.

Oğlan annesi olmakla ilgili sizin söyleyecekleriniz var mı?



Dolabınızda mutlaka olması gereken 5 gebe giysisi

Hamileliğiniz boyunca giyeceğiniz giysilere çok para harcamak istemiyorsanız yalnız değilsiniz. Aşağıdaki önerilerimizi annelerin ‘olmazsa-olmaz’ dedikleri parçalardan derledik.

Düz bir elbise
Rahat, düz bir elbise her anne adayının gardırobunda mutlaka olmalı. Gündelik de giyilebilecek böyle bir elbiseyi boynunuza atacağınız bir eşarp, ayağınıza giyeceğiniz topuklu (ama rahat!) bir ayakkabıyla şık olmanızı gereken mekanlarda da rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Siyah bir üst
Siyah her zaman zayıf gösterir, göbeğiniz büyüse de!

Gebe kotu
Birkaç ay için onlarca pantolon almanıza gerek yok. Kot pantolonu her şeyle giyebilirsiniz.

Kalem etek
Üst bedeniniz gittikçe büyürken, altınızı olduğundan daha da ince gösteren kalem etek sizi iyi hissettirecek. Üzerine giydiğiniz bluz ve çeşitli aksesuarlarla ortamına göre bu eteği de şık ya da gündelik olarak kullanabilirsiniz.

Uzun etek
Streç kumaştan üretilmiş herhangi bir etek sizi rahat ettirebilir, mutlaka hamileler için özel olmak zorunda değil.



Ev yapımı ‘Yeşil Smoothie’

Miniğinize yeşil sebze yedirmenin en iyi yollarından biri de evde hazırladığınız içecek ve dondurmaların içine katmak. Tatlı bir içeceğin içine sebze kattığınızda sebzenin tadını gizleyemeyeceğinizi düşünüyorsanız şu tarifimizi bir denemenizi öneririz:

Malzemeler:
1 bardak dondurulmuş yaban mersini
1 bardak taze ıspanak
1 çorba kaşığı keten tohumu
1 çorba kaşığı bal (tercihe bağlı)
Sulandırmak için ¼ bardak sıvı – isteğe bağlı olarak kefir, portakal suyu ya da su kullanılabilir.

Hazırlanışı: Malzemeleri blender’a atın ve karıştırın.

Bu tarifi istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Yaban mersini yerine böğürtlen, ıspanak yerine başka bir yapraklı sebze koyabilirsiniz. Arzu ederseniz daha kıvamlı yapmak ve tatlandırmak için muz da koyabilirsiniz. Seçenekler sonsuz…

Afiyet olsun!



Büyük geçiş: Anne-babanın odasından bebek odasına

Doğumdan itibaren odanızda yatırdığınız bebeğinizi kendi odasına geçirmek sizi tedirgin ediyor olabilir. Aşağıda bir annemizin bu konudaki paylaşımının size yol göstereceğini umuyoruz.

Oğlumuzu doğduğu günden itibaren yatak odamızda küçük bir beşikte yatırdık. Geceleri emzirmek için sık sık uyandığımdan ben de, eşim de ilk aylarda uyku nedir bilmedik. Bebeğim uyanmasa bile ben onu kontrol etmek için uyanıp duruyordum sürekli…

Oğlum beşinci ayına yaklaşırken eşimle onu kendi odasına geçirmeyi konuşmaya başladık. Birlikte bir gün tespit ettik, şartlarımızda anlaştık ve oğlumuzu kendi odasında uyumaya alıştırmak için eşimle takım halinde hareket etmeye karar verdik. Başlarda hepimiz çok zorlandık, zaman zaman yaptığımızın doğruluğunu sorguladık ancak birbirimizi cesaretlendirerek yola devam ettik. Bir buçuk haftanın sonunda oğlumuz yeni rutinini öğrendi ve itiraz etmeden kendi yatağında uyumaya başladı. Eşimle o kadar mutlu olduk ki sevinçten dans ettik!

Bu süreç, acemi bir anne olarak kendime güven duymamı sağladı. Bu geçişin ailemiz için ne kadar rahatlatıcı ve heyecan verici olduğunu anlatmam mümkün değil. Artık hepimiz daha rahat uyuyor ve daha mutlu uyanıyoruz. Ve ben, belki bir anneye daha yardımcı olabilmek adına yaptıklarımızı paylaşmak istiyorum:

Bir ‘uyku öncesi rutini’ oluşturmak – Bebeklerin rutin sayesinde sakinleştiklerini duymuştum ve gerçekten kendim de buna şahit oldum. Biz de oğlumla kendi rutinimizi oluşturduk ve her gün bağlı kalmaya çalışıyoruz. Önce banyo yapıyor, ardından masaj yaparak vücuduna yağ sürüyor, pijamalarını giydiriyor, onu kucağıma alıyor, emziriyor, sonrasında şarkı söyleyip kendi yatağına koyuyorum. Zamanlamayı her gün an be an tutturamayabiliyoruz ancak elimizden geldiğince tutarlı olmaya çalışıyoruz.

Odayı hazırlamak – Doğumundan önce hazırlamak için canla başla uğraştığım oğlumun odasını ilk dört ay kullanmadık. Odasına geçirmeye karar verdiğimizde ikinci bir hazırlık gerekti. Her şeyi baştan temizledik, örtülerini yeniden yaydık, odasına ‘beyaz gürültü’ yapan bir makine koyduk. Geçişi gerçekleştirmeden önce, gündüzleri odasında vakit geçirmeye başladık. Böylelikle odasını benimsemesine çalıştık.

Anlaşma koşulları –Hangi uyku eğitimi yöntemini seçerseniz seçin, eşinizle aynı sayfada olmalısınız. Ne yapacağınıza karar verin ve sınırlarınızı çizin. Birlikte hareket etmeniz çok önemli. Oğlumu odasında uyumaya alıştırdığımız süreçte benim de, eşimin de pes etmek istediğimiz anlar oldu, ancak birbirimize destek vererek bu süreci geride bıraktık.

Gündüz uykusu – Geceleri odasında uyutmaya başladığımızda gündüz uykuları için de oğlumuzu yatağına koyduk. Böylelikle yatağına daha çok alıştı, uyandığında neşe içinde yatağında vakit geçirmeye başladı. Anneannesine gittiğinde ya da dışarıdayken başka ortamlarda da uyuyabilmesini istediğimizden gündüz uykularını mutlaka yatağında yapması konusunda çok sıkı değiliz. Ancak mümkün olduğunca yatağına alışmasına uğraşıyoruz.

Oğlumuzun geceleri kendi odasında uyumaya başlaması hepimize iyi geldi. Artık eşimle daha çok vakit geçirebiliyor, geceleri daha iyi uyuyor ve hepimiz daha mutlu uyanıyoruz.

Umarım bu ipuçları size de yardımcı olur. Bebeğinizi kendi odasına geçirmek konusunda önerileriniz varsa siz de yorum kısmında paylaşabilirsiniz.



Ev yapımı temizlik ürünleri

Temizlik malzemeniz bitti ve acilen temizlik yapmanız lazım. Ya da hazır ürünleri tüketmek yerine doğal malzemeleri tercih ediyorsunuz. İşte size evde kolaylıkla hazırlayabileceğiniz temizlik ürünleri:

Temizlik spreyi
Yarım bardak sirke ile yarım bardak suyu karıştırın. Tezgahlar, pencereler, mikrodalga fırın gibi yüzeyleri silmek için kullanın. Güzel kokması için içine limon ya da portakal kabuğu atabilirsiniz.

Dezenfektanlı temizlik spreyi
Eczanelerden temin edebileceğiniz oksijenli su ile tuvaletleri, kesme tahtalarını, camları, kısacası dezenfekte etmek istediğiniz her şeyi temizleyebilirsiniz. İsterseniz diş fırçalarınızı temizlemek için de kullanabilirsiniz. Tavsiyemiz, oksijenli suyu koyu renkli bir şişede tutmanız. Dışarıdan ışık alması halinde solüsyon çözüleceğinden etkisini yitirecektir.

Yer silme solüsyonu
İhtiyacınız olan malzemeler:
1/3 çay bardağı karbonat
1/3 çay bardağı sirke
1 tatlı kaşığı bulaşık deterjanı
3 litre sıcak su

Hazırlanışı: Malzemeleri karıştırın. Suyun köpüklenmemesi için bulaşık deterjanını en son ekleyin. Bu karışımı durulamaya gerek kalmadan, doğal taşlar dışındaki tüm yüzeylerde kullanabilirsiniz.

Lavabo temizleyici
Bir miktar sirkeyle kabartma tozunu karıştırın. Lavabo, küvet, ocak ve tezgahlar gibi çizilmeyen yüzeyleri rahatlıkla temizleyebilirsiniz.



‘Büyük çocuk odası’ için öneriler

Miniğinizi beşiğinden büyük yatağa geçirme işi kolay bir iş değil. Ancak aşağıdaki önerilerimizle çok zevkli hale getirebilirsiniz.

Posterler odaya adeta bir ‘Genç odası’ boyutu katıyor.

Miniğinize sorumluluk duygusu aşılamak için odasında kendi minik bahçesini oluşturmaya ne dersiniz?

Her çocuk odasında bir kostüm bölümü olmalı…

Miniğinizin sanat eserlerini bu şekilde sergilemek ne kadar eğlenceli!



Yenidoğanlar hakkında en çabuk unutulan gerçekler

Bir şehir efsanesine göre anne-babalar, bebekleri yeni bir gelişim sürecine girdiklerinde gerekli yeni bilgileri depolayabilmek için eskide kalanları unutuyorlar. Belki de bu yüzden, yeni doğmuş bebeklerle ilgili öğrendikleri birçok şey belirli bir süre sonra rafa kalkıyor. İşte yenidoğanlarla ilgili en çok ve en çabuk unutulan gerçekler:

Bebek kokusu – Yeni doğmuş bebeklerin kendilerine has bir kokuları vardır. Bu öyle bir kokudur ki ne kadar içinize çekseniz doyamazsınız.

Uyku – Yenidoğanlar zamanlarının çok büyük bir çoğunluğunu uyuyarak geçirirler. Tadını çıkarın çünkü bu dönem çok çabuk geride kalıyor.

Kolay taşınabilirler – Dışarı çıkarken çok fazla hazırlık yapmanız gerekse de çıkmayı başardığınızda rahat edersiniz. Ne de olsa yenidoğanların dışarıdayken yaptıkları tek şey uyumak ve beslenmektir.

Küçücüktürler. Ve kuş gibi hafif! Dikkatle ve şefkatle kucaklamanız gerekir.

Tüketim çılgınlığı. Minicik bir bebeğin gün içinde kirletebildiği bez miktarı ve değiştirmeniz gereken giysi sayısı gerçekten şaşırtıcı boyuttadır.

Aşk. Miniğinize aşık olmak gibisi yoktur. Bu sevgi hiçbir şeye benzemez.



18 aylık minikler hakkında üç şey

Miniğinizin gözlerinizin önünde büyümesi dünyanın en büyük mucizelerinden biri. Daha şimdiden ilk aylardaki fotoğraflarına baktığınızda nostaljiye kapılmamak mümkün değil, öyle değil mi? İşte bir buçuk yaşındaki miniğiniz hakkında üç gerçek:

Sizi kahkahalarla güldürebiliyor. Gün içinde sizi neşeye boğacak bir sürü şey yapıyor. Birlikte müzik dinlerken bir de bakıyorsunuz ki bir anda dans etmeye başlamış, sizi de yanına çağırıyor.

Sürekli yeni kelimeler öğreniyor. Her gün kelime haznesini genişletiyor. O konuşmasını ilerlettikçe karşılıklı iletişiminiz gelişiyor.

Kişiliği gelişiyor. Her geçen gün biraz daha bağımsız oluyor. Her şeyi yardımsız yapmak için can atıyor.

Miniğiniz bağımsız bir çocuk olmaya her gün biraz daha yaklaşıyor.



Anne sütünü arttıran tarifler: Otlu çay

Anne sütünü arttıran tariflerde son olarak doğal malzemelerle hazırlayabileceğiniz bir çay tarifimiz var.

Malzemeler:
½ bardak kurutulmuş ısırgan otu yaprağı
½ bardak kurutulmuş ahududu yaprağı
¼ bardak kurutulmuş kaba yonca yaprağı
¼ bardak kurutulmuş karahindiba yaprağı
¼ bardak rezene tohumu
¼ bardak şevketi bostan otu

Hazırlanışı:
1 bardak kaynamış suya 1 çorba kaşığı karışım ekleyin. Tüketmeden önce 15 dakika dinlenmeye bırakın.

Günde üç ila beş bardağa kadar içebilirsiniz.

Çayın otsu tadını kırmak için içmeden önce içine tarçın katabilir, tatlandırmak için bal ekleyebilirsiniz.

Arzu ederseniz karışımı hazırlayıp sıkı kapaklı bir kapta, kuru ve güneş almayan bir dolapta muhafaza edebilirsiniz.

Afiyet olsun!



Yazın tadını güvenle çıkarın

Havalar sıcak, güneş yakıyor… Bu sıcak havanın tadını miniğinizle birlikte, güvenli bir şekilde çıkarabilmek için şu önerilerimize dikkat edin:

1. Dışarıda 30 dakikadan fazla zaman geçirecekseniz mutlaka koruyucu sürün. Bebeklerin ciltleri güneşe karşı çok hassastır ve sizin fark edebildiğinizden çok daha kısa sürede güneşten etkilenebilirler. Bebeğiniz için seçtiğiniz koruyucunun SPF değerinin en az 15 olmasına ve UVA ve UVB ışınlarına karşı etkili dikkat edin.
2. Kulaklarının arkasını unutmayın. Ve burnunu, ve boynunu, ve yanaklarını ve minik ayak parmaklarını… Bebeğinizin cildinin güneşle en çok temas eden yerlerine mutlaka koruyucu sürün. Eğer miniğinize parmak arası ya da sandalet giydiriyorsanız ayaklarının açıkta kalan kısımlarını da ihmal etmeyin.
3. Şapkasız çıkmam abi! Bebeğinizi pusetinde gezdirecek de olsanız şapka giydirmeyi ihmal etmeyin. Hem başını, hem de boynunu örten şapkaları tercih edin.
4. Bol sıvı. Siz terliyor ve susuyorsanız miniğiniz de aynısını hissediyordur. Dışarı çıkarken suluğunu yanınıza mutlaka alın.
5. Uzun kollu, açık renkli ve hafif giysileri tercih edin. Yaz sıcağında uzun kollu giydirmek ilk etapta tersmiş gibi görünse de, açık renkli ve hafif bir kumaş bebeğinizi güneşe karşı en etkili bir şekilde koruyacaktır.
6. ‘Su geçirmez’ kremlere aldanmayın. Birçok güneş kreminin etkisi ortalama 30 dakika sürüyor. Miniğiniz bundan daha uzun bir süre güneş ışığına maruz kalacaksa mutlaka koruyucuyu yenileyin.
7. Bu önerileri bulutlu yaz günlerinde de dikkate alın. Yapılan araştırmalar havanın parçalı bulutlu ve hatta kapalı olduğu günlerde UV ışınlarının, güneşli bir güne oranla daha güçlü olabildiğine işaret ediyor.

Havalar nasıl olursa olsun, güneşe karşı korunmayı unutmayın.