Yapılacaklar kovası

Yaz ayları tüm hızıyla sürerken miniğinizle birlikte yapacaklarınızın bir listesini hazırladınız mı? İşte bebeğinizin bu yaz için “yapılacaklar kovası”, pardon, “yapılacaklar listesi”nde olması gerekenler:

  1. Dondurma yemek
  2. Havuzda su sıçratmak
  3. Minik güneş gözlükleriyle hava atmak
  4. Parka gitmek
  5. Fıskiyelerde ıslanmak
  6. Piknik yapmak
  7. Su birikintilerinde zıplamak
  8. Kampa gitmek
  9. Ateş böceklerini yakalamak
  10. Hayvanat bahçesine gitmek
  11. Yıldızlara bakmak
  12. Tebeşirle kaldırımları boyamak
  13. Deniz kenarında vakit geçirmek
  14. Bisiklete binmek
  15. Balık tutmak

Siz de kendi miniğiniz için böyle bir liste hazırlayabilir, dilediğiniz maddeleri ekleyip çıkarabilirsiniz. İyi eğlenceler! 



Anne sütünü arttıran tarifler: Smoothie

Anne sütünü arttıran tarifler listemizde bu hafta lezzetli ve çok sağlıklı bir smoothie var. İçindeki fıstık ezmesi sayesinde ihtiyacınız olan proteini alabileceğiniz bu içeceği yoğun günlerinizde kahvaltı niyetine de tüketebilirsiniz. 

Malzemeler: 

¾ bardak Hindistan cevizi sütü 

½ bardak Hindistan cevizi suyu

¼ bardak yoğurt 

¾ bardak elma püresi

2 çorba kaşığı fıstık ezmesi (ya da tercih edilen herhangi bir fındık ezmesi) 

¼ bardak yulaf ezmesi

½ tatlı kaşığı tarçın

2 çorba kaşığı çekilmiş keten tohumu

1 çorba kaşığı arpa mayası

2 tatlı kaşığı bal (Agave şurubu da kullanılabilir) 

Hazırlanışı: 

Malzemelerin hepsini blender’a koyun ve dilediğiniz kıvama ulaşıncaya kadar çekin. İçeriği kavanoza aktardıktan sonra ters çevirip bir gece buzdolabında bekletin. 

Hazırladıktan sonra üç gün içinde tüketin.

Afiyet olsun! 



Bebekle taşınma

Taşınmak başlı başına zor bir iş. Üzerine bir de ilgilenmeniz gereken bir bebeğiniz varsa beraberindeki yorgunluğu da zorluğu da ikiyle çarpabilirsiniz. İşleri kolaylaştırmak için: 

Yardım isteyin. Bebekle taşınma işini tek başınıza yapamazsınız, bu kadar basit. Bebeklerin ilgiye ihtiyaçları vardır. O kadar ki, başka hiçbir şey yapmanıza fırsat kalmaz. Verimli bir şekilde toplanmak, taşınmak ve yerleşmek istiyorsanız bir aile ferdinizin, arkadaşınızın, en kötü ihtimalle profesyonel bir bebek bakıcısının yardımını alın.  

Planlı hareket edin. Hazırlanmaya erkenden başlayın. Bebeğiniz uyurken ufak işleri halledin, böylelikle her şeyi son ana sıkıştırmak zorunda kalmazsınız. 

Bebeğinizin ihtiyaçlarını bavulda toplayın. Kıyafet, emzik, bez, uyku arkadaşı gibi lazım olabilecek eşyaları kutuya koymayın. Kolay ulaşabileceğiniz bir çantaya koyun, böylelikle gecenin bir yarısı tuluma ihtiyacınız olduğunda kutuları açmak zorunda kalmazsınız. 

Zamanı dikkatli kullanın. Bebeğiniz uykudayken mümkün olduğunca verimli çalışın. Geceleri çalışabilenlerdenseniz vaktinizi o şekilde planlayın, böylelikle gün boyu bebeğinizle ilgilenebilirsiniz. 

Rahatlayın. Söylemesi yapmasından daha kolay, ancak şu bir gerçek ki bebeğinizin mutluluk (ve stres) seviyesi sizinkiyle doğru orantılı. Siz sıkıntılı olursanız, bebeğiniz de olacaktır. Stres olmamaya çalışın. 

Kolay gelsin! 



Bebekle araba yolculuğu

Kimi bebek araba yolculuğu boyunca uyur, kimiyse hareket edemiyor olmaktan sıkılır. Sizin bebeğiniz de araba yolculuklarından hoşlanmıyorsa aşağıdaki önerilerimiz yardımcı olabilir: 

Zamanlamayı doğru yapın. Yola çıkışınızı bebeğinizin uyku zamanına denk getirin. Bebeğiniz henüz uyku düzenini oturtamayacak kadar küçük olsa da uyuması en muhtemel zamanı seçin. 

Mola verin. Yolculuğunuzu planlarken yolda durarak harcayacağınız zamanı da dikkate alın. Bebeğinizi emzirmek, altını değiştirmek ya da en basitinden kucaklayıp sevgi göstermek için buna ihtiyacınız olacak. 

Hazırlıklı olun. Bebeğiniz oyuncakla oynama yaşına henüz erişmediyse ilgisini çekecek parlak renkli objelerle onu oyalayabilirsiniz. Ana kucağına takılan, ses çıkaran hareketli oyuncaklar da iyi bir alternatif olabilir. 

Arka koltukta oturun. Özellikle uyanık olduğu saatlerde sizi yanında görmek isteyebilir. 

Yanınıza biberon alın. Böylece önceden sağdığınız sütü arabada giderken de verebilirsiniz. 

Rahatlayın. Nasıl seyahat ediyor olursanız olun, yanınızda bir bebek olması işinizi zorlaştıracaktır. Uzun, bol molalı, biraz ağlamalı bir yolculuğa hazır olun. Yolun sonunda bir zorluğu daha başarıyla geride bırakmış bir ebeveyn olacaksınız. 



Çikolatalı bademli kurabiye

Hem sütünüzü arttıracak, hem de zahmetsiz bir kurabiye tarifine ne dersiniz? Uyarıyoruz: 10 dakikada hazırlayabileceğiniz bu leziz kurabiyeler bağımlılık yapıyor!


Malzemeler:
2 buçuk bardak yulaf ezmesi
½ bardak ezilmiş badem
½ bardak keten tohumu
3 çorba kaşığı arpa mayası
1 bardak toz şeker
125 gr tereyağı
½ bardak süt
½ kakao
½ bardak badem ezmesi
1 çorba kaşığı vanilya özü

Hazırlanışı:
1. Bir tepsiye yağlı kağıtları serin.
2. Geniş bir kapta yulaf, ezilmiş badem, keten tohumu ve mayayı karıştırın.
3. Şeker, tereyağı, süt ve kakaoyu tavada karıştırın. Kaynadıktan sonra 1 dakika kadar pişirin.
4. Tavayı ateşten alın. Vanilya ve badem ezmesini ekleyin. 
5. Kakaolu karışımı yulaflı karışıma dökün ve iyice karıştırın.
6. Kaşık yardımıyla şekillendirdiğiniz kurabiyeleri yağlı kâğıdın üzerine dizin ve soğumaya bırakın.
7. Soğuyan kurabiyelerinizi buzdolabında muhafaza edebilir ve dilediğiniz gibi tüketebilirsiniz.

Afiyet olsun!
 



Oyun hamuru ve ebeveynlik…

Miniğinizle birlikte oyun hamurlarını şekillendirirken aslında onun geleceğini şekillendiriyorsunuz. Nasıl mı?

 

Oyun hamuru tutkusu yavaş yavaş gelişir. Önce tek bir renkle başlarsınız, ardından bir tane daha… Sonrasında renkleri birbirine karıştırmanın dayanılmaz cazibesi gelir. Bir de bakarsınız ki etrafınız türlü türlü oyun hamuru heykelcikleriyle dolmuş; aklınıza gelen her hayvanın, bildiğiniz her sayının hamurdan heykelini yapıyorsunuz miniğinizle… Ve sonra yaptığınız tüm heykelleri bozuyor, koca bir bütünün içinde yeniden karıyor, yeniden başlıyorsunuz…

Düşündüğünüz zaman, ebeveynlik de oyun hamuru oynamak gibi aslında… Ellerimize aldığımız bu hamurlara –çocuklarımıza- şekil veriyoruz sürekli… Başımız önde, dikkatimiz üzerlerinde, bu küçük kişilikleri en iyi şekilde yetiştirmek için üzerimize düşeni çalışıyoruz. Ortaya çıkan sonuç bazen tam da hayal ettiğimiz gibi oluyor. Bazı günler ise umduğumuzun çok uzağında, tanınamayacak bir eserle karşılaşıyoruz. Yine de, miniğimiz elimizden tutup “Hamur oynayalım” dediğinde oturuyoruz birlikte… Elimizden geldiğince… 



Yeni doğan bebeğinizin ayak izini nasıl alırsınız?

Bebeğinizin doğum anını hatırlamanın en güzel yollarından biri doğduğu günlerdeki ayak izini ölümsüzleştirmek… Ancak minicik de olsa yerinde durmayan, kıpır kıpır kıpırdayan bir bebeğin ayak izini almak hiç kolay değil!

 

Malzemelerinizi hazır edin. Bebeğinizin ayak izini basacağınız zeminin (defter, çerçeve, vs.) yeterince büyük olduğundan emin olun. Ne olur ne olmaz, yanınızda yedek bulundurun.

Pozisyon alın. Bebeğiniz uyuyorsa işiniz daha kolay. Aksi takdirde biraz daha uğraşmanız gerekecek. Bebeğinizin ayağı yüzünüze dönük olsun. Ayak izini çıkardığınız zeminin sert olduğuna ya da sert bir yüzeyle (örneğin bir kitap) desteklediğinize emin olun.

Ayağını destekleyin. Bebeğinizin ayağını bileğinden kavrayın. Başparmağınız ayağının üzerinde, diğer parmaklarınız ayağı çevreleyecek şekilde olsun.

Mürekkebe bastırın. Minik ayağın tüm yüzeyini mürekkeplediğinizden emin olmak için bu işlemi iki kez yapın.

Mürekkebin fazlasını alın. Bu adım çok önemli. Bebekler refleks olarak ayaklarını uzatır ve çeker, bu sırada minik parmaklarını kıvırırlar. Bunu, tam sizin izi çıkaracağınız anda yapmakta üzerlerine yoktur. Ayak kaslarını gevşemesini ve ayak parmaklarının açılmasını sağlamak için bebeğinizin ayağını sıkı ama yumuşak bir şekilde tutarken hafifçe sallayın.

Aşağıdan yukarıya doğru. Ayağın topuk kısmını deftere değdirin ve ayak parmakları en son değecek şekilde bastırın. Mürekkebin dağılmaması için bu işlemi yapar yapmaz bebeğinizin ayağını çekin. Ayağını ıslak bezle silin ve aynı işlemleri diğer ayakla tekrar edin.

İşte bu kadar. Şimdi kendinizi tebrik edebilir, arkanıza yaslanarak eserinizle gurur duyabilirsiniz.  



Miniğinizle dışarıda yemek yerken

Dünyanın kendi etrafında döndüğünü zanneden bir minikle dışarıda yemek yemek çok kolay değil. Ancak bazı ufak ayarlarla bunun da altından kalkabilirsiniz:

Önceden hazırlık yapın. Yemek saatlerinde ailece birlikte olmayı alışkanlık haline getirin. Her ne kadar uzun iş saatleri ve yoğun programlar bunu zorlaştırsa da sofraya birlikte oturmaya dikkat edin.

Aile dostu bir restoran tercih edin. Ne kadar gürültülü olursa o kadar iyi! Böylelikle masanızdan yayılan gürültüler fazla dikkat çekmez. Mümkünse dışarıda oturun; miniğiniz etrafıyla oyalanabilsin. Servisin hızlı olduğu, kalabalığın fazla olmadığı saatlerde gidebilirseniz hepinizin işi daha da kolaylaşır.

Yanınıza atıştırmalık alın. Restorana gitmeden önce bebeğinize yemek yedirmeyi de tercih edebilirsiniz. Böylelikle sofraya oturduğunuzda o çok aç olduğu için acele etmek zorunda kalmaz, yanınıza aldığınız sağlıklı atıştırmalıklarla onu oyalayabilirsiniz. Yanınızda getireceğiniz havuç ya da dilimlenmiş elma onu uzun süre oyalayacaktır. Masadaki ekmek de miniklerin ilgisini çeker ve kendilerinin sofradaki sohbete dâhil olduklarını hissettirir.

Yanınıza oyuncak alın. Kendinize miniğinizin evde oynamadığı, sadece dışarıya çıktığınızda verdiğiniz oyuncakları ve kitapları taşıdığınız bir çanta yapın. Restorana yerleştiğinizde çantadaki oyuncakları tek tek çıkarın. Birinden sıkıldıkça diğerini verin.

Bebeğinize göre program yapın. Uyku saatlerini göz önünde bulundurun. Uykusu gelen bir bebekle dışarıda yemek yemeye çalışmak kimse için eğlenceli olmayacaktır.

Hesabı erken isteyin. Miniklerin ne zaman sıkılacakları hiç belli olmuyor. Yemeğinizle birlikte çok fazla beklemeden hesabı da isteyin ki herhangi bir kriz anında toparlanmanız uzun sürmesin.

Bebeğinizle dönüşümlü ilgilenin. Bazen hzursuzlanan bir miniğin tek ihtiyacı ortam değişikliği oluyor. Eğer bebeğiniz sıkıldıysa eşinizle görev dağılımı yapın: Biriniz onu gezdirirken diğeriniz yemeğini yesin.

İyi eğlenceler!



Babalara hakkını teslim etmeli

Babaların anneler kadar harika olmadıklarına dair bir önyargı var. Elbette bunda babaların geçmişte çocuklarının hayatına anneler kadar müdahil olmamalarının yetkisi vardır. Ancak gerçek şu ki günümüzde anne ve babalar yükü paylaşıyorlar. Artık evlerde hem anne, hem baba para kazanıyor. Hem anne, hem baba çocuğuna kitap okuyor, şarkı söylüyor. Anne ve baba ebeveynliği birlikte yürütüyorlar. İşte bu yüzden babaların hakkını onlara teslim etmeli:

Babalar iyi güreşçidir. Kız babası da olsa oğlan da, çocukların en sevdiği şeylerden biri babalarıyla alt alta üst üste oynamaktır.

Babalar annelerin yapmanıza izin vermediği şeylere göz yumarlar: Bir kurabiye daha? Evin içinde çıplak ayakla gezmek? Vücuttan çıkan gürültülü seslere gülmek?  Kurbağa yakalamak?  Bunlara ancak baba izin verir.

Babalar yükü paylaşırlar. Babaların ev işlerine el sürmediği zamanlar çok gerilerde kaldı. Artık babalar erzak alışverişi yapıyor, yemek pişiriyorlar. Çamaşır katlıyor, çocukları yıkıyorlar.

Babalar gıdıklama ustasıdır. Onlarla hayat çok eğlenceli!



Tek malzemeli ev dondurmaları

Yazın en keyifli yanlarından biri dondurma yemek değil mi? Pinterest’teki elegan dondurmaları yapmaya zamanınız yoksa eğer sadece bir malzeme kullanarak da lezzetli dondurmalar hazırlayabilirsiniz. Tek ihtiyacınız olan şey dondurma kalıbı ya da tahta çubuklar.

Yoğurt - İster evde yaptığınız, ister hazır aldığınız meyveli yoğurtları kullanabilirsiniz.

Meyve suyu - elma ya da portakal gibi basit meyve sularından üzüm suyuna kadar çeşitli tatları deneyebilirsiniz.

Elma püresi - Cam rendeyle ufaladığınız elma püresini dondurma kaplarında dondurun.

Konserve meyve - ananas, armut, şeftali, aklınıza gelen her tür meyve konservesini blender’a boşaltın. İstediğiniz kıvama göre çekin ve kaplara doldurun.

Puding - Hazır ya da ev yapımı pudingi dondurma kabına boşaltıp buzluğa koyun. Enfes dondurmanız kısa sürede hazır.

Afiyet olsun!